Neymiş bu "İnternet" ve Teknolojilerinin Tarihi

   Bugünkü dosya konumuz internetin doğuşu. Evet belki hepimizin aklına başlığı görür görmez Cem Yılmaz'ın mağlum gösterisinde söylediği, "bu aygıtlar yokken naapıyoduuk biz?" gibi cümleler geliyor değil mi? Evet. Napıyorduk harbiden? Mesela yüzyüze iletişim kurabiliyor olabilirdik, çünkü internet hepimizi samimiyetsiz ve burası önemli özgüveni eksik insanlar yaptı...

   Lakin ben bu konularda maval anlatacak biri değilim. O kapasiteye erişmiş biri değilim. Ama insanları birbirlerinden uzaklaştırdığı da bir gerçek bu olmazsa olmaz gibi görünen teknolojinin.

   Bu konuya değinmeden evvel gerçektenden internetin nereden çıktığını açıklamak isterim.

   Temelinde Rusya ile Amerika'nın teknoloji savaşları yatmakta aslında. Biri demiş ki, arkadaşım burada benim borum öter! "SPUTNİK" adında bir uyduyu uzaya yollamış.(Rusya) Öteki de şaşırmış. Ben ondan daha iyisini yaparım deyip "ARPA.NET" i kurmuş.(Amerika)

   Aslında hikaye bundan ibaret... Yani bu iki vatandaş, geçmişten bu yana teknoloji savaşına girmeseydi şuan kullandığın teknoloji belki olurdu, lakin bu düzeye erişebilir miydik muamma.

   Doğuşu çat pat böyleyken birde bu işin teknoloji tarihi bulunmakta ki o, bu işin artık "ben bunu yaptım, istediğim gibi kodlarım." Mevzusuna dönüyor bana göre.

   90'lı yıllar web.1.0'ın doğuşu olarak kabul görmekte ve her 10 yılda bir, web'e güncelleme gelmektedir. Bu web nesli, tabiri caizse sadece bilgisayarı açıp kapatıyor ve solitaire falan oynayabiliyordu. Heryer dutluktu! İnternete gireyim de bir "surf" yapayım gibi şeyler zaten yok. Öyle her evde de yoktu zaten. Ha bunu nereden biliyorsun diye sor. Bizim evde vardı da ondan! Babamın mesleği neticesinde, beyaz kaplama, 37 ekran tüplü televizyonlardan  hallice bir bilgisayar.  Ozamanlar telefonlarda tuşluydu. Hadi tuşu boşver, anteni vardı üstünde anteni. Android, ios falan hak getire!

   Bu nesli yaşadığım için biraz içerlemiş olabilirim evet. Gelelim web.2.0'a

   2000-10 seneleri web.2.0'ın seneleriydi. Sosyal medya ile bu dönemde tanıştık vesselâm. Sosyal medya isyankâr47'lerle crazyboy'larla doldu taştı. Sanırım bu dönem Türkçe'nin gerilediği dönem olarak kalacak benim gözümde. Kısaltma kelimeler mi dersin? (Slm...nbr...) sessiz harf kullanmamak mı dersin? (Napıon?)
  Ne zaman Türkçe'yle alakalı şeylerden bahsetsem aklıma Yılmaz Erdoğan'ın "Yaşayabilme İhtimali" şiirinden bir parça gelir. Şiirde der ki;
Kırmızı boyalarla umut ikliminde harfler yazılıyordu pütürlü duvarlara ve
Türk Dil Kurumuna inat bir Türkçe'yle. 
   Oysa bir harfi klavyede yazıp yazmaman sana hiç bişey kaybettirmeyecek, aksine kazandıracak. Arkadaşlarına "Cool" gözükme çabası mıdır bu, nedir? Ama ben sana söyliyeyim, hiç de cool olmadın. Aksine bak şuan seninle birileri dalga geçiyor...
   Huuhh... Çok şükür şuan böyle yazışanlar fazla yok. En azından benim çevremde.

   Gelelim web.3.0'a. 2010-20 yani hala içinde olduğumuz hani şu bilgi çağındayız dedikleri dönem. Ama ne bilgi! İnan ki telefonundaki en saçma fotoğraf bile arşivleniyor bu dönemde. Öyle şey olur mu? Diye sorma! Oluyor, bal gibi de oluyor işte. Bir yerlerde senin bütün bilgini biriktiriyorlar, internet aramalarından, internette gezdiğin sayfalara, galerindeki fotoğraflara kadar. Sonra o bilgileri sana karşı kullanıyorlar. Çok ürkütücü gibi görünüyor değil mi?
   İşin aslı şu; Sen yeni bir kıyafet alacaksın, ve bir markayı araştırıyorsun. Bir zaman sonra araştırdığın marka ve kıyafetlerin reklamını görmeye başlıyorsun. Satın almaya teşvik edecek reklamlar görüyorsun. Nasıl, eğlenceli görünmeye başlamadı mı?
   Evet belki bundan çok daha fazlası vardır. Lakin bizim bilmemiz gereken böyle bişeyin varlığı aslında. Big Data/Büyük Veri'dir ismi bu sistemin. Kişiye özel internetin temelini oluşturmuştur. Şimdilik verdiğim küçük örneği çokca görmekteyiz lakin zaman teknoloji bağlamında bize neler gösterir bilemem...

   Ne diyelim? İnternet teknolojileri böyle hızlı gitmeye devam ederse ne biz tek bir konuda bilgi sahibi olabiliriz. Ne de onu yakalayabilecek şansımız olur.

Kal sağlıcakla...

 






Bu blogdaki popüler yayınlar

Obsesif Kompulsif Bozukluk ve Sosyal Medya

Radyo ve TV'nin Kuruluş Serüveni

Haber, Habercilik, Haberciliğin Temel kavramları