Kayıtlar

Radyo ve TV'nin Kuruluş Serüveni

TELEVİZYONUN TARİHÇESİ

*TV kavramı, uzak görmek, uzak bakmak anlamına gelmektedir.

*TV ile ilgili ilk teknik buluş İrlandalı Andrey May, 1873
*TV'nin mucidi John Logie Baird'dir.

*İlk TV yayını 1927'de ABD'de, ilk düzenli yayın 1939'da İngiltere'de yapıldı.


RADYONUN TARİHÇESİ

*Radyo, Latince IŞIMA anlamına gelmektedir.
*İtalyan mucit Guglielmo Marconi, radyonun babası olarak ifade edilir.
*James Maxwell, radyo dalgalarının yayılma teorisini kurmuş, Heinrich Hertz ise Maxwell'in kurduğu teoriyi pratik olarak gerçekleştirmiştir.
*Radyo yayını elektromanyetik dalgalar aracılığıyla seslerin iletilmesi anlamına gelmektedir.
*Marconi ile birlikte 1898'de radyo doğmuş oldu. İlk kullanımı gemiden sahile doğru bir haberleşme şeklinde sağlanmıştır. 3 adet S harfi gönderilmiştir.
*Sürekli olarak ilk radyo vericisi 2 Kasım 1920'de ABD'de çalışmaya başladı. Haber, müzik, spor vs. içerikli programlar yayınlamıştır.

HUKUKSAL AÇIDAN TÜRKİYE'DE RADYO VE TV'…

Sinema ve Ben #Mim

Efendim bu mim furyasına kendimi resmen zorla kabul ettirdim ve gittim Öneri Makinesi 'nin başlatmış olduğu mim'e yorum yazdım. Ve dedim ki ''Usta bende yapacağım bunu!'' Sağolsunlar beni kırmayıp bu zoraki davetime icabet ettiler. :)  Ve son kii üç! Başlıyoruz...


1 - Sinemada İzlediğin İlk Film?

   Ozamanlar çok fazla çocuktum ve Harry Potter'un Felsefe taşı filmine gittiğimi hatırlıyorum. Ama Sırlar Odası'da olabilir... Aslında emin değilim. Ama Harry Potter olduğunu net olarak söyleyebilirim. Ha bir de bizim bıcırık Harry, el şeklinde bir masa heykelini tutuyordu ve o heykel hareket edip beni koltuğumdan sıçratmıştı, bunu da çok net hatırlıyorum. :D


2 - Film En Güzel ............. de/da İzlenir?

   Ben alabilidiğine keyif insanıyım. Film de keyif almak için izleniyor tabii. Kafa dağıtmak için falan... O yüzden diyorum ki film en güzel, en temiz, safe hause da izlenir. Güvenli bölgede yani. Kişiden kişiye değişir tabii bu kavram. Benim evim, benim sa…

Haber, Habercilik, Haberciliğin Temel kavramları

Resim
HABER NEDİR?
Dün bilmediğimiz ama bugün öğrendiğimiz şeylerin her biri haberdir. İnsanların hakkında konuşacakları şeylerdir. Bir olayın raporudur, özetidir, gibi çeşitli öz tanımlamalar bulunmaktadır.

Haber gerçek olmalıdır! İlk kez duyduğunuz dedikodular veya söylentiler, doğruluğu ispatlanana kadar haber dönüştürülmez.


HABERİN 3 ÖNEMLİ ÖZELLİĞİ
*Zamanında verilmesi, sunulması.
*Okur/İzler kitlenin ilgisini çekmeli.
*Anlaşılır bir dille sunulmalı.


HABERİN TEMEL ÖZELLİKLERİ
*Haber günceldir. Yeni olmuş veya tekrar oluşan olaylar hakkındadır.
*Haber sistematik değildir. Ayrı olay ve oluşumlarla ilgilenir.
*Haber dayanaksızdır.
*Haber olay meydana gelmeden verilebilir.








HABERİN İŞLEVLERİ
*Haber verme
*Eğlence
*Eğitim
*Bilgilendirme


HABER DEĞERLERİ
Herhangi bir eylemin hedef kitlelere ulaştırılması için içermesi gerekli özelliklere haber değerleri denir. Bir olayın haber olarak ele alınmasında bazı özelliklere sahip olması gereklidir.

*Zamanlılık              *İlginçlik
*Güncellik           …

Medyada Yasal Düzenlemeler, Cezai Sorumluluk

Resim
Bu yazımda sizler için radyo ve tv'lerde, süreli süresiz yayınlarda ve internette oluşabilecek hukuksal hakları ve cezaları, sürecin nasıl işlediğini açıklamaya çalışıyorum. Keyifli okumalar dilerim...


BİLİŞİM SUÇLARI 


5651 Sayılı kanunu ve internet yayıncılığı (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu)

5187 Basın kanunu (Gazete, Dergi, Kitap) Basın Savcısı

6112 Radyo ve TV yayınları kanunu (elektronik yayıncılık)






MEDYADA CEZAİ SORUMLULUK


5187 sayılı Basın Kanunu

Basın suçunun çeşitleri 
1.Dar Anlamda Basın Suçları
18 yaşından küçük fail yada mağdurun ismi açık şekilde yazılmaz.

2.Basın Yoluyla İşlenen Suçlar
Normalde suç olan bir unsurun basın yoluyla işlenmesi

3.Basın Düzenine Karşı Suçlar
*Yayın öncesine ilişkin suçlar
*Yayın sonrasına ilişkin suçlar

Basılmış eserlerde oluşan suçlardan eser sahibi sorumludur.


6112 sayılı Radyo ve TV Yayınları

Radyo ve TV'lerde işlenen suçlardan yayını yöneten ve programı yapan sorumludur.

Radyo ve TV'ler yaptıkları yayının kaydını 1 yıl bo…

Deliha 2 Filmi Nasıldı?

Resim
Deliha 2 geçtiğimiz günlerde vizyona girdi. Gelin bakalım nasıldı film.




SPOİLER İÇERİR!Uyarımı da yapayım efendim, sonra ben duymamıştım, filmi daha izlememiştim, demeyelim. :)


   Gupse Özay, çok yakından takip ettiğim ve çok severek izlediğim bir kadın oyuncu. Deliha serisinin filmleriyse onun yazıp yönettiği filmler. Gerçi ilk filmin yönetmenliğini Hakan Algül üstlenmişti. Haliyle onları bende severek izledim. Şöyle ki; karakter sizi zaten bir yerden yakalamayı başarıyor. Deliha karakteri, sevdikleri uğruna savaşmayı, savaşırkende kendince güldürebilmeyi biz izleyicilere öyle güzel yansıtılıyor ki, izlerken karakterin bir davranışını, tanıdığınız birilerine, çevrenizde yaşayanlara vs. benzetebiliyorsunuz. Tabii sadece komik ve bu umursamaz tarafıyla değil, duygusal yönüyle de sizi içine çekebiliyor, Deliha. Haksızlığa, meydan vermeyen, iki yakası kanda olsa da dostlarının imdadına yetişen, güzel yürekli Deliha...






   İlk filmde sevdiği adamı kazanmak uğruna türlü maceralar yaşayan De…

Bilinen Teknolojilerin Kronolojik Sıralaması

Resim
Bu yazıda sizin için bilinen teknolojilerin kronolojik sıralamasını yapmaya çalıştım. Keyifli okumalar...


M.Ö. 3500 - yıllarında Sümerler bilinen ilk resimli yazıyı kullandılar.

M.Ö 1300 - yıllarında Mezapotamya'da ilk alfabenin kullanıldığı biliniyor.
M.Ö 100 - yıllarında Roma'da halk kütüphaneleri oluşturuldu. Yasalar ve sansür vardı.
M.S 105 - yılında kağıt ve mürekkep yapılmaya başlandı.
M.S 1045 - yıllarında Pi Cheng adlı kişi matbaa harflerini icat edip kitap basmıştır. Tam 600 yıl sonra Guttenberg adlı kişide gelip matbaa makinesini icat etmiştir.
18.yy başlarında ilk siyasal parti gazeteleri çıkmıştır.
1820'de OERSTED adında bir bilim insanı elektromanyatik akımı keşfediyor. Günümüzde kullandığımız iletişim araçlarının temel çalışma prensiplerini oluşturmuştur.
1835'te bilinen ilk fransız haber ajansı Havas kuruldu.
1836'da Cooke ve arkadaşı elektrikli telgrafı icat ettiler.
1843'te nokta ve eksilerden oluşan mors alfabesi icat edildi. Böylece telgraf  herkes ta…

Basın Meslek İlkeleri

Resim
Bugünün dosya konusu, Gazetecilik meslek etiği olarak basın meslek ilkeleridir. Bakalım bu ilkeler nelermiş? :)






Yayınlarda hiç kimse; ırkı, cinsiyeti, yaşı, sağlığı, bedensel özrü, sosyal düzeyi ve dini inançları nedeniyle kınanamaz, aşşağılanamaz. Düşünce, vicdan ve ifade özgürlüğünü sınırlayıcı; genel ahlak anlayışını, din duygularını, aile kurumunun temel dayanaklarını sarsıcı ya da incitici yayın yapılamaz. Kamusal bir görev olan gazetecilik, ahlaka aykırı özel amaç ve çıkarlara alet edilemez. Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez. Kişilerin özel yaşamı, kamu çıkarlarının gerektirdiği durumlar dışında, yayın konusu olamaz. Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olmaksızın yayınlanamaz. Saklı kalması kaydıyla verilen bilgiler, kamu yararı ciddi bir biçimde gerektirmedikçe yayınlanamaz. Bir basın organının dağıtım süreci t…

İletişimde Ağ (Network)

Resim
İletişim, günümüzde bir gereksinim, bir ihtiyaç, vazgeçilmez bir tutku. Peki ilk çağlardaki insanların böyle bir ihtiyaçları yok muydu? Onlar teknolojiyle insan arasında bir geçiş miydi?

   Tabii ki hayır. Onlarında iletişim kurmaya ihtiyaçları vardı elbette. Hatta bizden daha fazla vardı. Şöyle ki, onların tarifini edebileceği metaforları bile yoktu. Bu adamların kabilelerine bizonların saldırdığını düşünsenize. O adam, ''yahu üzerimize böyle su aygırı gibi bir şey saldırdı'' diyebilir mi? Yani böyle bir şey mümkün müydü? Hayvanlara isim verilmiş miydi? Yoksa bizim bilmediğimiz isimleri mi vardı ozamanlar hayvanların...
   Diyemezdi efendim, diyemezdi. Su aygırı nedir, bizon nedir, dediğim gibi bilmiyorlar ki. Mesela şuan kendisine ''bizon'' dediğimiz hayvana, ilk insanların başka bir şey dediğinden eminim...

   Bir İzmir'li olarak örnek verecek olursam şayet, ''Sevinç Pastanesi'' bizler için buluşmaların noktası olduğunu gönül …

Objektiflik mi, o da ne?

Resim
Çoğumuz gerek gazetecilik, gerekse medya sektöründe mesleğini icra eden kişilerin ''objektif'' olmasını isteriz. Objektifliğin bizim bildiğimiz anlamı ''herkese eşit derecede yaklaş'' şeklindedir.






   Objektif kelimesinin bir anlamıda fotoğraf makinelerinin değiştirilebilen lensleridir. Örneğin 50mm objektif ile portre fotoğrafları çekebilirsiniz. Mesela bir örneği de magazinciler tarafından vermekte bir sakınca görmüyorum ki komiktir. Falanca kişi objektiflerimize yakalandı! hatırlarsınız, bundan 10 sene önce gece yayınlanan ve ilginçtir, insanları gece vakti kovalayıp magazin haberciliği yapan programlar vardı.


   Şimdi bu örnekleri neden verdiğime geleceğim. Fotoğraf makinesi lensi olan objektif ile fotoğraf çekerken istediğimiz noktaları netleyebilir, istediğimiz yerleri bulanık bırakabiliriz. Bu bizim elimizdedir ve dikkat çekmesini istediğimiz noktayı netleştiririz...

   Çekeceğimiz fotoğrafta iki tane biblo olduğunu varsayalım. Bu biblolardan …

Obsesif Kompulsif Bozukluk ve Sosyal Medya

Obsesif Kompulsif Bozukluğu, (OKB) şimdi burada tıbbi isimleriyle, bilimsel terimlerle konuşacak niteliğe sahip biri değilim. O yüzden bu trajikomik hastalığı dilim döndüğünce, kendim gibi anlatmaya çalışacağım.

   Trajikomik olmaktan kastımı yazının ilerleyen evrelerinde açıklayacağım.

   Şöyle ki, deneyimlerime ve araştırmalarıma dayanarak bu hastalığın evrelerden oluştuğunu söylemek mümkün. Aslında takıntılı olma durumuna verilen bir isim. Takıntı seviyesi ne kadar yüksekse bozukluk seviyesi de o derece yüksek.
   Tekrar dile getirmekte fayda var, bu yazdıklarım sadece benim şahsi fikrimdir. Ayrıca her takıntı yapan da obsesif kompulsif bozukluk yoktur. :)

   Günlük hayatımızda gerçekleşen küçük detayları takmak gibi değil de, detaylarda boğulacak bir takıntıdan bahsediyorum.

   Kendimden örnek vermek gerekirse, sabahları eğer çay ısıtıp evden çıktıysam, o eve geri dönene kadar "ocağı kapattım mı ben?" Sorusu beynimi yer durur. Evde olan biri de yoksa, eve geri dönmeye…