Yayınlar

The Irishman Film İncelemesi

Resim
The Irishman Filminin Konusu ve Künyesi; Martin Scorsese imzalı Irishman filmi gerçek olaylardan yola çıkılarak yapılmış bir film. Ayrıca yönetmen ve ana karakterlerin yaşlarının biraz yüksek olması nedeniyle Netflix’teki 24 dakikalık söyleşide şöyle bir şey diyor; ‘’bulunduğumuz yerden geçmişe bakmak gibi bir şeydi. Eldeki malzemeye göre (karakterlerin yaşlanmış olmasından bahsediyor) bu film için gayet uygundu’’   Film ile alakalı kendi duygularımı söylemem gerekirse, 3.5 saatin biraz abartı olduğu yönünde bir görüşüm vardı ve filmi izlemeyi sonuna kadar erteledim. Hızlı, sert, aksiyon sahnelerinin olmaması filmin akıcılığında söz sahibi olduğunu düşünüyordum. Fakat Baba filminden de alışkın olduğumuz o mafyavari hareketler burada da olmasına rağmen filmin akıcılığında hiçbir sorun yaşamadım. Al Pacino, Robert De Niro büyüsü mü bilmiyorum ancak ödevi yetiştirmek için yazı yazıyor olmasaydım 3.5 saatin nasıl geçtiğini hissetmezdim bile. Frank, ailesini geçindirmek için kamyoncul

Marka Oluşturmak, E-Ticarete Nasıl Başlanır, Günce #4

Resim
Bu hafta yazdığım güncede sizlere uzun zamandır yapmayı düşündüğüm ve aslında hala bir adım atmış değilim, sadece fikir ve düşünce aşamasında olan bir şeyden bahsedeceğim. Biliyorsunuz araya salgın hastalıklarında girmesiyle birçok dükkan kapanmak zorunda kaldı ayakta kalanlarda evlere servis yada internet üzerinden satışını kargolamak suretiyle kendi hayatlarını sürdürüyor. Yani araştırmalarıma göre bu salgın döneminde e-ticaret faaliyetleri oldukça arttı ve insanlar bunun üzerine girişimcilik yapıyor.  Bende bunun üzerine bir marka oluşturabilir miyim, bir satış faaliyeti yürütebilir miyim, ne satabilirim şeklinde düşüncelere kapıldım. Ancak bu yazıda tam olarak belirginleşmeden sizlere planladığım ürünler hakkında bir bilgi veremeyeceğim maalesef. Ben orta halli bir üniversite son sınıf öğrencisiyim ve salgın dolayısıyla evde kalmamız beni bu konuda biraz teşvik etse de ne yazık ki çok sermaye gerektirecek işlere giremeyeceğim. Bu noktada da bu sayfaya yerleştirdiğim reklamlar söz k

AĞAÇ EV SOHBETLERİ 77

Resim
Bu haftanın konusu,  Uçun Kuşlar   blogunun sahibi, sevgili, Makbule Abalı hocadan geldi. Bir öğretmen duyarlılığı göstererek bu haftanın konusunu  ÇOCUKLARDA VE GENÇLERDE KİTAP OKUNMA ALIŞKANLIĞININ KAZANDIRILMASI olarak belirleyen hocamızın sayfasına gidip onun da yazısını okuyabilirsiniz,  Şimdi gelelim benim hikayeme. :)  İlk kez ilk okul sıralarındayken çocuksu kitaplarımı, ansiklopedi ve atlaslarımı saklamam için bana bir çekmece verilmişti. Ve çocukken size ait bir alanınız olduğunda inanın dünyanın en mesut çocuğu olabilirsiniz. Gerçi şimdiki çocuklar ile kıyaslamamak lazım, onların interneti 5 dakika gitsin deliriyorlar... :) O ansiklopedi ve atlasları hala saklarım, kim bilir ben yaşlanınca antika değeri bile görebilirler hahahah :)  O zamanlardan bana bu kütüphane oluşturma kafası yerleşti ve dediğim gibi o zaman dünyanın en mesudu bendim çünkü kendime ait bir çekmece ve kendi kitaplar vardı. VE BEN BÖYLECE BİR ALANIN SAHİBİ OLABİLMEYİ ÖĞRENDİM, tapu ve k

BİR GARİP DEFTER

Resim
Daha öncelerde çok not alan biri olmadığımdan bahsetmiştim, bu yüzden de hatta çok fazla unutkan olabiliyorum. Yeni yıldan biraz önce aklıma ablamın 90'lı yılların sonunda doldurduğu defterler aklıma geldi. Tabii bir kadın bakış açısıyla doldurulmuş olan defterde çoğu zaman dönemin yabancı erkek yıldızları, çiçek, böcek, çoğunluğu kadın dergilerinden kesilmiş Blue Jean dergilerinden kesilmiş defterler yapardı. El işi makaslarıyla bir güzel figürler keser, onları bir güzel uğraş ile defterine yapıştırırdı.  Deftere çektirdiğim bu eziyetin bir adı var mı? İnanın gerçekten bilmiyorum. Bilen varsa beni aydınlatırsa sevinirim çünkü eminim 90'lı yılları bir ergen olarak geçirdiyseniz sizde böyle şeylerle uğraşmışsınızdır. :) Zaten yapacak başka da bir şey yoktu sanıyorum, deftere yazı yazar, kendi iç dünyasında yolculuğa çıkardı kişi.  Bu işin biraz demode olduğunu kabul etmeliyim, ancak reklamcılık alanında çalışanlar bilirler ki, eski, fikirler, Türkçe gibi bozularak gelişi

Her Ay Bir Kitap Bir Film (Şubat#2)

Resim
Yeni bir yıla girdiğimiz bu ayın ilk günlerinden itibaren tartışılan bir konu vardı, hepimiz az çok duymuşuzdur. WhatsApp'ın yeni sözleşmesi uzunca bir süre gündemimizdeydi. İnsanlar farklı mesajlaşma uygulaması arayışlarına girdiler, farklı mesajlaşma uygulamalarının da bu verileri kullandığını gösteren tablolar ortaya çıktı ve nihayetinde çoğu mesajlaşma uygulamasını yükleyen insanlar aynı zamanda yeni uygulamaları kullanırken, eskileri de kullanmaya devam etti vs. Ben de bu ayın konusunun ne olacağını düşünüyordum, insanların alışkanlıklarından vazgeçip, başka bir şeye girişmeleri çok zordur ama gördüm ki çoğu farklı uygulamalara geçtiler yada diğer uygulamaları da yükleyip, kullanmaya başladılar. Bazen alışkanlıklardan vazgeçmek yani o güvenli alanın dışına çıkabilmek kolay olmuyor. O yüzden bende bu ayın konusunu DEĞİŞİM olarak belirledim. :) İlk olarak Kaç Para Kaç isimli, Reha Erdem'in yönetmenliğini üstlendiği 98 yapımı filmi seçtim. Filmde refah seviyesi orta düze

GEÇMİŞTEN GELEN BİR YAZI

Resim
Merhaba, henüz beni tanımıyorsun. Yani sana kendimi istediğim gibi tanıtabilirim. -Demişim ama insanın kendinden kaçamayacağını akıl edememişim burada.- Ama sen  zaten benim sana vereceğim her şeyi sorgusuz sualsiz kabul edeceksin. Problem, senin, benim egomu tatmin mi edeceksin, yoksa beni bana mı anlatacaksın ile başlıyor. -Belli ki bir şeyler olmuş kendimi yazarak ifade etmişim ama kimseye anlatmadığım yazılar bunlar.- Bütün hayatımız gibi yani, bütün o koşturmaca, yaşadıklarımız, yaşayamadıklarımız, aşklarımız, hatalarımız, vicdanımız...  -Tamam şimdi ne olduğunu anlamlandırabildim, sanırım duygusal bir depresyon anlarımdan biriydi, hani şu: kal geldi ayol! anlarından.-  Resim Лариса Мозговая tarafından Pixabay'a yüklendi Her şey bu kalem kadar, bu kalemin bana yazdıracakları kadar ve ben kalemlerle dans etmeyi sevmem. -Evet gerçekten de yazım hiç iyi değildir.- Ben genel olarak dans etmeyi sevmem. Anksiyete bozukluğu yaşayan biri kontrolün tamamen onda olmasını ister, bu ko

Veterinerlik Hekimlik Hakkında Bir Röportaj

Resim
Ece, gittiği yolun onu üzeceğini anlamış olacak ki, hedeflerini değiştirmeye karar vermiş. ‘Nereden nereye’ diyesi geliyor insanın, onu dinleyince. Düşün ki, hukuk fakültesini alelade bıraktın ve veterinerlik fakültesine geçmek istedin. Annen, baban buna karşı elbet. Ama kim ne derse dersin, değişecek o yol! Veterinerlik fakültesine gidilecek. Ece, bu riski aldı, evet. Sonunda ne mi oldu? Gelin kendi ağzından dinleyelim... HUKUK ANNEMİN HAYALİYDİ Öncelikle biraz kendinizden ve okul hayatınızdan bahseder misiniz? Adım Ece Pınar Bakas, 23 yaşındayım. Karaman’ın Ermenek ilçesinde doğdum. Ben anneannem ile İzmir’de büyüdüm. İlkokulu Fatih kolejinde, ortaokulu Fatih Fen Lisesinde bitirdim. Daha sonra İzmir Üniversitesi Hukuk bölümünü kazandım. 2015 yılında ani bir karar ile tekrar sınava girip Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’ni kazandım. Birinci sınıfı bitirdikten sonra yatay geçiş ile Çukurova Üniversitesi Ceyhan Veterinerlik Fakültesi’ne geldim. Bir h

Televizyon Stüdyolarında Bulunması Gereken Araç ve Gereçler

Resim
  TELEVİZYON STÜDYOLARINDA BULUNMASI GEREKEN ARAÇ VE GEREÇLER Öncelikle stüdyo denildiğinde aklımıza gelecek ilk şey dört tarafı kapalı, tavan yüksekliği büyük bir iç mekan olarak hayalimizde canlanmalıdır. Bunu dış mekana taşımak bizim elimizdedir, ancak televizyon stüdyoları, hizmet edeceği program türüne göre değişiklik gösterebilmektedir. Bir talk show programını dış mekan olarak sunarsanız, bunun gerektirdiği çok ciddi ön hazırlıklar vardır. Bu sebeple iç mekan TV stüdyosu, talk show programı için daha tercih edilebilir bir sebeptir. Örneğin, seçimlerin olduğu bir dönemde haber programları gerekli ön hazırlığı yaparak seçimin açıklanacağı dış mekanda haber programı sunabilirler. Çünkü çok ciddi ön hazırlıklar gerektirmez ve kamera önünde tek kişi olacağı için bu durumlarda dış mekan tercih edilebilir.                      Resim.1 Televizyon Stüdyosu Stüdyo kelimesini sadece   televizyon programının çekildiği mekan olarak kull